Merkez Akseki Alanya Demre Elmalı Finike Gazipaşa Gündoğmuş
İbradi Kaş Kemer Korkuteli Kumluca Manavgat Serik

HAVA DURUMU

ANTALYA
Akseki Hakkında

Akseki Hakkında

Tarih 28 Temmuz 2010, 02:53 Editör Editör

Akseki Hakkında

Akseki yurdumuzun güneyinde, Akdeniz Bölgesi'nin batı bölümünde, Alanya-Konya tarihi ipek yolu üzerinde, Torosların denize yakın kesimine kurulmuştur.
41 köy ve 6 ilçeden oluşmuştur. Antalya iline bağlı, yüzölçümü bakımından geniş, nüfus yönünden seyrek,   Alanya’dan sonra en eski ilçesidir.

Yüzölçümü 2500 km2 olup, nüfusu 52 binin üzerindedir.

Akseki ilçesi zamanla Gündoğmuş ve İbradı köylerini ilçe yaparak kendisinden ayırmıştır.
İlçede 1879 yılından bu yana belediye hizmeti verilmektedir.

Akseki’nin doğusunda Bozkır, kuzeyinde Seydişehir ve Beyşehir, güneyinde Gündoğmuş ve batısında Manavgat ve İbradı ile komşudur.
Göller bölgesinin Beyşehir ile Suğla göllerinden sonra, ormanlık bölgenin sınırları ile dağlık bir bölgede kurulmuştur.

Antalya''ya 130 km uzaklıkta, Toros Dağları ile çevrili bir ilçedir.
Rakımı 1000 metrenin üzerindedir.
2537 kilometre karelik bir alana yayılmış olan Akseki'nin merkez nüfusu 12 bin civarındadır.
Bu sayı köylerle beraber 42 bine ulaşır. 52 tane köyü bulunan Akseki'de nüfus yoğunluğu kilometrekarede 10 kişidir.
Akseki'nin başlıca bitki örtüsü makiler ve çam ağaçlarıdır.
Ancak Akseki'nin yüksek platolarında bunlara da rastlanmaz; sadece küçük yapılı otlar ve dikenler bulunur.
Akseki'nin Güzelsu köyünde dünyada koruma altında alınmış ve Akseki'nin tarihinde birçok uygarlığı bu yöreye çekmiş olan sedir (katran) ağaçları bulunur.
Bu ağaçların bazıları devasa boyutlara ulaşır ve yaşları 500 senenin üzerinde olanları vardır

AKSEKİ'NİN ADI

Zaman zaman,yöre adı olarak Marulye,Marala ve AksekiKelimeleri kullanıla gelmiştir.
Bütün bu kelimelerin nereden geldigi bilinmemektedir.
Böyle olmakla beraber,aşagıda sıraladıgımız söylenti ve yakıstırmalar,hep bu kelimelerin çıkış yerini açıklamaya çalışır.

A-Roma hakimiyetinin Akseki’yi de içine aldıgını düşünürsek;

Romalılar’da bir unvan ismi olan (MARO) kelimesiyle (Marulye,Marala, veye Marla)sözcükleri arasında ilgi kurmak mümkündür.

B-Osmanlı imparatorlugu sırasında,Marulye,küçük bir köy olup,etrafında kurulan pazara AKSEKİ PAZARI denildiginden,burasıda aynı adla anılmıştır.

C-Fatih Sultan Mehmet zamanında,Fatih’te Akseki Kemallettin adında bir alim oturur.
Padişah bu alimin taifesini o zaman nüfusu az olan Marlaya gönderir.

İşte bu alimin ismine izafeten bu yöreye, AKSEKİ denir.(İstanbulda  bu fikri kuvvetlendirici bazı belirtileri görmek mümkündür.Zira Fatih Semti’nde Akseki Caddesi,Akseki Cami sokagı ve Akseki mescidi vardır.Ayrıca olay; Fatih zamanında Anadolu’yu Türkleştirme ve Müslümanlaştırma siyasetine de uygun düşmektedir)

D-Eski bir söylentiye göre;bölgede çok ağa ve bey ile bunlara ait büyük at sürüleri varmış.

Zaman zaman bu sürüler birbirine karışınca atları ayırmak bir mesele olurmuş.

Yalnız, Akseki yöresindeki ağaların atlarının dört ayağı da sekili oldugundan bu bölgeye ait atlar hemen ayrılırmış.
Bu beylerin ve atların ünü o kadar yayılmış ki bu atlar nerede görülürse görülsün Aksekili at olarak isimlendirilmiş,bundan dolayı bu bölgeye AKSEKİ denilmiştir.

E-Son anlatacagımız  yakıştırma, Akseki kelimesini dil-bilim yönünden inceleyerekçoğrafi yapı ile baglantı kurar.Akseki sözcügü birleşik bir kelime olup,takısız tamlamadır. Ak+seki kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Seki sözcügücoğrafi bir terimdir.Merdiven basamakları gibi kademeli bir araziyi ifade eder.

Yörenin dogal görünümü de beyaz kalkerli oldugundan bu beldeye AKSEKİ  denilmiştir.

Akseki'nin Belde ve Köyleri  

 

ÇALTILIÇUKUR

 

Köy ,Karpuz ırmagının kolu sayılabilecek bir dere yakınına kurulmuştur.Su degirmenleri,bag ve bahceleri ile meşhurdur. Köyün kuruluş hikeyesi  eskilerin anlattıklarına göre,Kartaca’nın kuruluş efsanesine benzer.Köyün geçim kaynagı tarım ve hayvancılıktır.Merkeze uzaklıgı 45km dir

 

 

GÜÇLÜKÖY (FERSİN)

 

Köyün kuruluşu kesinlikle bilinmemektedir.Defter-i Hakani ‘de adı ‘Fersun’ olarak geçer.Işık  anlamına gelen Fersun, uzun süre Fersin olarak kullanılmıştır.Sonradan bu isim Güçlüköy olarak değiştirilmiştir.Köy eski Alanya kervan yolu üzerindedir.Köy kuzey tarafı daglarla kapalı engebeli bir arazide kurulmuştur.Burada düzlük çok küçük ve taşlıktır.Güçlüköy’ün ekonomik durumu Tarım ve hayvancılıga dayanır.Akseki’nin güneyinde  35 km mesafededir.

 

MURTİÇİ

 

Murtiçi ,1955 yılında Taşlıca Köyünden gelen bazı kişilerce kurulmuştur.Gölbaşı ve Yeni mahalle olmak üzere iki mahalleden kurulmuştur.Halkın büyükbir kısmı bagcılıkla ugraşmaktadır.Akseki’ye 28 km mesafededir.

 

TAŞLICA (KİLİSALİ)

 

Eski adı  Kilisali olan Taşlıca vaktiyle Murt denilen bir köyle beraber mütaala edilerek Taşlıca Maa-Murt adı ile anıldı. Murt  bir müddet  nahiye merkezi olarak vazife gördü

Köyün , ne zaman kurulduguna dair kesin bir kayıt olmamakla beraber Roma ve Selçuklular devrinin izlerine raslamak mümkün.Taşlıca, Toros daglarının bir vadisinde ve Tuzaklı Dağının yamacında kurulmuştur.Geçim durumu Bagcılık,hayvancılık ve tarım olmakla beraber Akseki’ye mesafesi 36 km dir.

ÇUKURKÖY

 

Eskiden  büyük bir yer olan, Çukurköy murtiçi’nin dogusunda üç tarafı daglarla çevrili önü bogaz biçiminde açık,şirin bir köydür.Köyün tarihi bilinmemekle beraber Romalılar dönemine kadar gittigi söylenir.Köy halkı tarım ve hayvancılıkla ugraşır.Akseki nin güneyinde 38 km mesafededir.

 

GÜZELSU (SÜLLES)

 

Köyün kimin zamanında ve hangi tarihte kurulduguna dair bir bilgi yoktur.Fakat köyün yakınlarındaki tarihi kalıntılar, Güzelsu’nun çok eski tarihlerde kuruldugu anlaşılmaktadır.

 

Eski adı, Silles(Sülles) dir.Bu isminde nereden geldigi bilinmemektedir.Yanlız eski kütük  defterlerinde Sülhas yazılı olmasına ragmen Silyas adındaki bir kumandanın ismine dayanarak köye bu ismin verildigi  söylentisi yaygındır.Kurtuluş savaşının zaferle sonuçlanmasından sonra Güzelsu  ismi verilmiştir.Bu ismin verilmesine neden köyde bulunan güzel bir su kaynagıdır.Akseki ile Gündogmuş kazaları arasında ,Serebel denilen ormanlık bir bölgenin gerisinde Akdeniz’e bakan bir arazi üzerinde ,Torosların güney kısmında ,hakim bir tepede kurulmuştur .Güzelsu’da  Meşrutiyet devrinde açılmış bir ilk okul vardır.Bu okul Cumhuriyet devrinde tam kadrolu hale getirilmiştir.Akseki ye 35 km  mesafede olup  halkın geçim kaynagı tarım ve hayvancılıktır.

 

PINARBAŞI (MİNVAL-MANAVUL)

 

Köyün kuruluş tarihi bilinmemekle beraber  kilise belindeki kilise kalıntıları  bakılırsa Romalılar devrine kadar uzandıgı söylenebilir.Türkler ,7 aile olarak buraya yerleşmişler Minval (Manaul) denen burası bir ara Yelkaya ,daha sonra  Pınarbaşı adını almıştır

 

Köy ,eski zamanlarda Malan-Alanya kervanlarının konaklama yeri olmuştur.Köy halkının geliri Tarım ve hayvancılık olup merkeze uzaklıgı 35 km dir

ALAÇEŞME (ALAKİLİSE)

 

Köyün kuruluşu 800-900 yıla kadar uzanır.İlk kez Yörükler tarafından kurulduğu söylenir.Rumlar ,önceleri aşağıda, sonradan şimdi köyün olduğu yerde yerleşmişlerdir.

 

Çevredeki en eski köylerden biridir.Rumların devrinden kalma kilise,yakın zamana kadar sağlamken,bakımsızlık yüzünden yıkılmıştır.Diğer binaların yıkıntılarına rastlamak mümkündür.Köyün adı Osmanlı kayıtlarında Ala kilise’dir bu isim’de köyde bulunan kilisenin süslü  ve işlemeli yapıya sahip olmasından ‘dır.Daha sonraları İl meçlisi kararı ile Ala çeşme olmuştur.Ala çeşme Akseki’nin güney batısında ve merkeze uzaklıgı’da 17 km dir.Köyün başlıca geçim kaynagı  hayvancılık ve az miktarda tarımdır.

 

CEMERLER

 

Köyde ,Roma ve yunan devri kalıntılarına raslanır.Cemerler adının camelden (deve) geldigi sanılmaktadır.Halkının göçebe olması ve deveyle göçmeleri nedeniyle bu ismi almıştır.Cemerler Akseki’nin 20 km güneyinde dir.Köy halkı tarım ve hayvancılık yapmaktadır.

 

ERENYAKA (VİRANYAKA)

 

Nevahi-i Alaiye (Akseki) ile Alanyayı birbirine baglayan kervan yolu üzerinde,Selaattin Derbendi ağzına yakın,Şadırvan Dağına yaslanmış tipik bir köydür.İlk zamanlar Mahmutlu’ya (Bergos) baglı idi.Eskiden Alanya’ya baglı olan köyün kuruluşu eski olmakla beraber ‘Viranyaka’ adının neye dayanarak kondugu bilinmemektedir.Halkın geçim kaynagı tarım ve hayvancılıktır.Erenyaka Akseki’nin  güneyinde 21 km mesafadedir.

 

GÜNEYKAYA (GÖNYAT)

 

Kimler tarafından ne zaman kuruldugunu gösterir bir belge yoktur.Köyün yaşlıları bölge halkının  Anadolu Selçukluları zamanıda dogudan gelen  göçmen Türkmenler ‘den oldugu

Söylerler.Köy iki mahalleden oluşmaktadır başlıca geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olup ormanda işcilikte yapmaktadırlar.Güneykaya Aksekinin güneyinde ve 35 km mesafededir,

 

KEPEZ (KIŞLA)

 

Köyün kuruluşu hakkında kesin bilgi yoktur. Bir görüşe göre;Manavgat ile Akseki arasında göçebelik hayatı  sürdüren Yörükler zamanla buraya yerleşmişlerdir.Köye kışla denmesinin Nedeni  ;Bu yerleşme  yerinin kışla sayılması,kışlaya benzetilmesidir.Toros dagları üzerinde, kırsal ve dik bir arazide kurulmuştur.İki mahallesi vardır köyün batısındaki kısmı Karaahmetler ismi ile anılmaktadır.İki mahalle arasındaki mesafe 20 dakika sürmektedir.Köy halkının geçim kaynagı hayvancılıktır.Akseki’nin güney batısında  45 km mesafededir.

 

MAHMUTLU (BERGOS)

 

Defter-i Hakani de kayıtlıdır.Bir süre Alaiye Sipahisi tımar olarak verildigi için bölgeye Tımariçi denilmektedir.Bergos ismi ,burada yetişen Alim Şeyh Abdurrahmanzade Efendiye izafetle,Mahmutlu olarak degiştirilmiştir.İlçeye mesafesi 25 km dir.Köy bir dag köyü olup hayvancılık ve tarımla geçimini saglamaktadırlar.

 

SİNANHOCA (İVGAL)

 

Köy bundan 120 -200  yıl önce,şimdiki yerin 500-1000 m. doğusunda dağınık bir haldeydi. Halk ,tarım yapma amacı ile,ırmak kenarına dogru inerek şimdiki yerde yerleşmiştır Sinanhoca’nın eski ismi ‘OLGAL-İVGALU’ dur.Adı ,Cumhuriyet ‘in kuruluşundan sonra, köyde yaşayan bir hocanın ismine izafeten ‘SİNANHOCA’olarak degiştirilmiştir.İlçeye mesafesi 33 km dir.Halkın geçim kaynagı Akdeniz iklimi sürmesinden dolayı  tarım ve sebzecilik ileri düzeyde az miktarda da hayvancılıkla ugraşılmaktadır.

 

AŞAGIIŞIKLAR

 

Eskiden Mahmutlu köyünün bir mahallesi olan Aşağıışıklar köyü, Osmanlı zamanında kurulmuştur.Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir.Buralarda  Eti, Romalılar ve Yunanlıların yaşadıgı söylenmesine ragmen  bunlara ait bir esere raslanılmamıştır.Köy Aksekinin güney batısında  23 km mesafededir.Köyün büyük bir çogunlugu dışarıya göç vermiş köyde yaşayanların geçim kaynagı’da tarım ve hayvancılıktır

CENDEVE

 

Köyün tarıhi kesin olarak bilinmemektedir.Kuyut-u Atika arşivinde cendeve,Mahmutlu(Bergos)köyünün bir mahallesi olarak kayıtlıdır.Defter-i Hakani  kayıtlarında raslanan Görsele köyünün Cendeve sınırları içinde olması muhtemeldir.

Toroslardaki bir yamaca kurulan köy Akseki’nin güneybatısında ve 16 km mesafededir.

Halk genellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşır.

 

GERİŞ

 

Geriş, Arapca’da iyal, büyük evlat anlamına gelmektedir.1954 yılına kadar köy olan Gerişte bu tarihte bucak teşkilatı kurulmuş baglı köy sayısıda 12 dir.Geriş’in kuruluş tarihi ve kurucuları kesin olarak bilinmemektedir .Bazı söylentilere göre,ilk kurucuları orta Asya’dan gelmiş Yörük denen Türkmenlerdir.Toros dağlarındaki bu küçük köy, bölgede bulunan horasan yapılar ve yerleşim yerleri nin çokluğu nedeniyle Köyün kuruluşundan öncede yaşantının oldugu söylenmektedir,Geriş, Akseki’nin güney batısında 18 km mesafededir.Geriş köyünün geçim kaynakları ,hayvancılık ve azda olsa tahıl,sebze ve meyve yetiştiriçiligidir.

 

HOCAKÖY

 

Söylentilere göre köy 450 yıl önce kurulmuştur .İlk yerleşme avlu denen yerde olmuştur.Daha sonra ,bu gün  tarım yapılan Dereköy denilen köy içi mevkine yerleşmişlerdir.

Eski kayıtlarda köyün ,bazen ayrı ,bazen Gönyat’la  beraber Çöngere nahiyesinde baglı oldugu görünür.. Köy ,bir sürede Murt nahiyesine baglı kalmıştır.Aksekinin güneybetısında olan köyün Akseki’ye mesafesi 40 km dir.Ekonomik durumu hayvancılık ve tarımla ugraşmaktadırlar.

 

KEPEZBELENİ (ESKİHİSARLIK)

 

Köyün kuruluşu hakkında kesin bir bilgi yoktur.Eski vakıf kayıtlarında ismi’Eskihisarlık’ olarak geçer.Eskiden köyün güneybatısında bulunan Mudus köyü salgın bir hastalık nedeni ile dagılmış ,bir kısım halk ,Eskihisarlık’a gelip yerleşmiştir.Nitekim  Mudus arazisi bu gün Kepezbelenliler tarafından işletilir.Köy halkı  Manavgat’la Akseki arasında göçebe hayatı  yaşayan Yörüklerdir.Halkın geçim kaynagı arazilerinin verimsiz olması nedeni ile sadece hayvancılıkla ugraşılmaktadır.Akseki’nin güneybatısına düşen köyün kazaya mesafesi 47 km dir.

 

SADIKLAR (GRAVANDA)

 

Kuruluş tarihi kesinlikle bilinmemektedir.İlçenin en eski köylerindendir.Topraktan çıkan paralar dan 6. yüzyılda yerleşme bölgesi oldugu sanılmaktadır.Sadıklar’ın adı Defter-i Hakani de Gruganda(Gravanda) olarak geçer.Köy 1922  yılında Sadıklar adını almıştır.Köyde Romalılardan kalma kalıntılar mevcuttur.Sadıklar köyü Akseki’ye18 km mesafededir.Köy halkının büyük bir bölümü dışarıdadır kalan köylülerde hayvancılıkla ve az miktarda da tarımla ugraşmaktadır.

BADEMLİ (BODAMYA)

 

Nereden ve ne zaman geldikleri bilinmeyen 2 aşiret bu günkü Göz ve Boriçi pınarı adı ile anılan pınarların başına yerleşmişler.Bodamya  ismi türkce anlam taşımadığı için adını Bademli olarak değiştirilmiştir.Köyün başlıca geçim kaynağı Kaşıkcılıktır ,ayrıca tarım ve hayvancılıkta yapılmaktadır.Bademli Akseki’nin kuzeyinde 45 km mesafadedir

CEVİZLİ

 

Antalya  ile Konya arasında,bir kilit noktası olan Cevizli900 yılı aşkın bir geçmişe sahiptır.Eski kayıtlardaki adı GAĞRAS’tır.Kasabanın tarihi hakkında Antalya ,Alanya ve Akseki tarihlerinin dışında bir bilgiye  raslanmamaktadır.Kanuni döneminde cevizin bollugu

 

Kavunun güzelligi nedeniyle CEVİZLİ ismi ile anılmıştır.Cevizli torosların tam kucagında,tatlı meyilli  bir vadi üzerine  kurulmuş sırtını yamaca dayamıştır.Cumhuriyetin  10.uncu yılında yanan ve harap olan Cevizli’ de  ilk şehir plancılıgı o zaman tatbik edilmeye başlanmış bu günkü güzel duruma erişilmiştir.Ekonomik imkansızlıklar Tüm Akseki yöresinde oldugu gibi,Cevizli halkınıda gurbetcilige itmiştir.Yörede sınırlı arazide tarım ve hayvancılıklada ugraşılmaktadır.Cevizli  Akseki’nin 30 km kuzeyinde şirin bir nahiye’dir.

 

DEGİRMENLİK

 

Köy, ismini  köyde bulunan degirmenlerden almıştır.Şimdiye kadar köyün kuruluşunu  bildiren yazılı bir belgeye raslanmamıştır.Degirmenlikliler ,köyün bir aşiret  tarafından kuruldugunu  söylemektedirler.Arazinin durumu ve bol suyu ,bu fikri kuhvetlendirmektedir.

 

Degirmenlik köyü ,orta Toroslar’da Gidengelmez dagı eteginde kurulmuştur.Köy genellikle

 

Bir dağ ve orman köyü özelligi taşımaktadır.Degirmenligin geçim kaynagı tarım ve hayvancılıga dayanmaktadır.Degirmenlik Aksekiye 40 km mesafededir.

 

GÜNYAKA (EMERYA)

 

Köyün kuruluş tarihine ait bilgilerimiz çok azdır.Köylüler Atalarını ta Göktürklere dayandırır.

Göçler sebebiyle Seyhan ve Ceyhan bölgelerine yerleşip,oradan Antalya bölgesine dagılan Türkmenler’den bir kısmının köye geldigini ,7 çadır kurarak sürücülüge başladıkları

söylenir.Geçim kaynagı tarım ve hayvancılıktır.

Defter-i Hakani’de köy ,Cevizli’nin bir mahallesi olarak kayıtlıdır.Roma,Bizans egemenliginin hüküm sürdügüde tahmin edilmektedir.Köy dört tarafı dağlarla çevrilidir.

Köy ,birçok dagınık mahalleden kurulmuştur.Günyaka  köyü Akseki’nin kuzey batısında 45 km mesafededir.

 

KUYUCAK (LARMA)

 

Kuyucak köyünün eski adı Larma ‘dır .Kuyucak köyü,bölgenin,hatta toroslar’ın en fazla reçine üreten köylerindendir.Kuyucak köyünün kuruluşu,Hititler’e(Etiler) kadar uzanır.Kuyucak Akseki’ye 77 km mesafededir.Köyün başlıca geçim kaynakları hayvancılık ve tarımdır.

 

SUSUZŞAHAP

 

Köyün kuruldugu yer,su bakımından fakir oldugu için köye susuzşahap adı verilmiştir.

Söylentilere göre köy 200 yıl kadar önce İsparta’dan gelen Sapartelevi,Emirdag’dan gelen Emir Ahmet Uşakları,Akseki’den gelen Gökaga uşakları ve Yarpuz’dan gelen Halilemü uşakları sülaleleri tarafından kurulmuştur.Eski kayıtlara göre,önce köyde önceleri 19 hane vergi verirdi,Köyün geçim kaynagı hayvancılık ve az miktarda tarım olmuştur.Susuzşahap köyü Akseki’nin   kuzeyinde ve 43 km mesafededir.

 

YARPUZ (DOGRUL)

 

Doğrulun  Doğrul oluşu üstüne üç türlü tarihi,esatiri rivayet vardır. Bunlardan birincisine göre;Horasan ilinde iki ermiş kişi yaşamaktadır.İlim ve takva sahibi ermişlerden birinin adı

 

Konya ,diğerinin ise hacı Doğru dur.Bilinmeyen bir nedenle,horasan ilini terk eden ermişler,Güvercin şekline girerek,batıya doğru  yola çıkmışlar.

 

İkonyum üzerine geldiklerinde,adı Konya olan ermiş İkonyum üzerine konar:Hacı doğru ise ise yoluna devamla toros sıra dağları silsilesinden Doğu ciheti Yaylacık,Batı yönünde Alişar dağları bulunan yeşil bir vadiye gelip konar.Bu nedenledirki İkonyum (Konya) Hacı Doğru(Doğrul) olur.İkinci rivayate göre;Oguzboyu türk beylerinden Tugrul bey adında biri ,oymagı ile birlikte gelir,Dogrul köyünün oldugu yere yerleşir,yeni yurduna kendi adını vererek köyünün adına Tuğrul der.O günden bu güne Akıp geçen zamanlar içinde ve halk dilindeTuğrul ,Doğrul Olmuştur.Üçüncü ve son rivayet gelince Tuğrul  bey Horasan ilinden gelip Yaylacıkla Alışar daglarının arasındaki yeşil vadiye konmuş olan hacı doğrunun istegi üzerine yurtlarının adını Hacı Tugrul koynuşlardır.Hacı Tuğrul zaman içinde Doğrul olmuştur..Dogrul halkının geçim kaynagı hayvancılık veTarımdır.Yarpuz Akseki’nin 20 km kuzey batısındadır.

 

CECELER

 

Tarihi eski kayıtlarda Bucak Dogrul , Maa kışla olarak geçer.Köyün aslı’Beyaz Müslüman Arap’tır .Buraya gelişleri ve köyün kuruluşu,Tarihi kaynaklara göre 600 yılı aşar.Kuruluş,Anadolu’nun istilası zamanlarında sürülerini krallardan ve sancak beylerinden kurtarmak amacı ile göç eden Hacılar diye anılan  bir sülaleye varır.Bu sülale,ilim sahibi bir soydur.Ceceler köyü komşuları,dogusunda Karakışla,Güneyinde Yarpuz,Batısında Cevizli,Kuzeyinde Susuzşahaptır.Geçim kaynagı hayvancılık ve az miktarda tarım dır.Ceceler Akseki’nin Kuzeyinde ve 35 km mesafededir.

ÇINARDİBİ (TUTUZ)

 

Köy Manavgat ırmagının çıkış noktasına yakın, daglık ve ormanlık arazide kurulmuştur.Kimin tarafından kuruldugu bilinmemektedir.Kurucularının ilk gelen göçebe Türkmenler’den oldugu söylenmektedir.

 

Defter-i Hakani’de Tutuz’a ait fazla bilgi olmamasına ragmen vaktiyle yakınında’SOYKAR’ adında mezranın bulundugu tespit edilmiştir.Ayrıca .Etiler ve Romalılar devrinde,köy çevresinin bir yerleşme bölgesi oldugu bir gerçektir.Çınardibi daglık ve ormanlık bir arziye kurulmuş ve Aksekiye mesafesi 35 km dir.

GÜMÜŞDAMLA

 

Eskiden İbradı’ya baglı olan Gümüşdamlanın göçebe Yörükler ve Zeylan ismiyle anılan birkaç aile tarafından kuruldugu söylenir.Kuruluş hakkında belli bir belge ve tarih yoktur.

 

Gümüşdamla,Orta Toroslar içerisinde, Manavgat ırmagının yardıgı derin bir vadide kurulmuştur.Köy halkı tarım ve hayvancılıkla geçinir son yıllarda Bagcılık , meyvecilik ve sebzecilik gelişmiştir.Akseki’nin kuzeybatısında bulunan Gümüşdamla Akseki’ye  41 km mesafededir.

 

KARAKIŞLA

 

Defter-i Hakani’de  Kara Doğrul olarak kayıtlı olmasına ragmen köyün tarihi hakkında bilgiler çok azdır.Halkının Konya civarından göçüp burada yerleşen Türkmenlerden oldugu söylenir.Köy Akseki’nin kuzeyinde,Cevizli’nin dogusunda,Ceceler-Yarpuz  arasında  daglık bir arazide kurulmuştur.Toprakları verimli sayılmaz ,hayvancılıkla  geçimi saglamaktadırlar Köy Aksekinin kuzeyinde 38 km mesafededir

SALİHLİ (HOTARYA)

 

Kuruluşu,tahminlere göre 200-300 yıl önceye dayanmaktadır..Köy halkı 3 kökten türemiştir.Bu kökler;Topaloglu,Memişoglu ve  Deli Ali’dir..Köy Toros daglarında küçük tepelerin eteginde kurulmuştur.Köy halkının birbirine karşı davranışları ve ilişkileri iyidir.

Eski geleneklerine baglıdırlar.Köyün temel geçim kaynagı  orman işçiligi ve hayvancılıktır.

Salihli ‘nin Aksekiye mesafesi 35 km dir.

SÜLEYMANİYE (SİMYAN)

 

Süleymaniye köyü çevrenin en eski kültür merkezlerinden biridir.Köy toroslar’ın üzerine kurulmuş Akdeniz iklimi olmasına ragmen iklimi sert dir.Süleymaniye köyü geçimini  çifcilik ve hayvancılıkla saglar.Halkın belli bir kısmı İstanbul’dadır.İstanbulda olanlar tiçaretle ugraşırlar.Süleymaniye Akseki’nik kuzeyinde ve 50 km mesafededir

AKŞAHAP

 

Kuruluş tarihi kesin olarak bilemiyoruz Eski kayıtlardaki adı Ereşahap’tır.

 

Kanuni devrinde 69 hane ile 5119 akce verdigi kayıtlıdır.Bugün bulunamayan Sarıabbas köyü,Akşahap’tan ayrılmıştır.Vakıflarda kayıtlı olan Akşahap cami,Abdülkerim çavuş isimli bir şahıs tarafından yaptırılmıştır. Akseki ile İbradı arasında Aksekinin 12 km batısındadır.Akşahap halkı reçberlik,hayvancılık, yapıçılık ve tiçaretle ugraşır.Köyün adının nereden geldiği hakkında bilgi yoktur. ama geçmişi hakkında bilinen, Teke Türkmenlerine (Tekeli Yörükleri diyede bilinir) ait Aksekili boyundan Orta Asya'dan gelmiş Türkmenlerdir. Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi kısıtlıdır. En ünlü yemeği etli bulgur pilavıdır. Buna ek olarak Filiz aşı ve ekşi tahranada eklenir.köyün kültür ve gelenekleri özellikle cenazelerde ve düğünlerde yaşatılmaya çalışılmaktadır.ayrıca her yıl ağustos ayının ilk pazarında 2 gün süren şenlik yapılmaktadır.1 gün akşamı köy meydanında toplu halde eğlence tertip edilmekte.2 gün ise meşhur etli bulgur pilavı yenildikten sonra köy camisinde mevlit okutulmaktadır.son 4 yıldır yapılan şenliklerde hilmi koçak tarafından fotoğraf sergisi ve kemal şengül tarafından ağaç yontu sergileri açılmaktadır..

 

BUCAKALAN(BUCAKİLVAT)

 

Bucakalan  ,Büyükalan(Büyükilvat)’ın bir mahallesiyken Daha sonra ,Müstakil bir köy olmuştur.Eski kayıtlardaki adı ‘Armagan Bucak’tır.Köy Aksekinin  7 km güneyinde  bir çukurun içinde kurulmuştur.Köyde yaşayanlar tarım ve hayvancılıkla ugraşmaktadırlar.

 

BÜYÜKALAN (BÜYÜKİLVAT)

 

Kuruluşu kesin olarak bilinememektedir.Defter-i Hakani kayıtlarında ‘yerle’ Karyesi’nin bir mahallesi olarak görünür.

 

Büyükalan Yerle Karyesi dagıldıktan sonra büyükbir köy manzarası alıyor. Böylece ,eskiden Yerle’nin mahallesinden sayılan Belenalan ve Bucakalan  köylerinden ayrılmış oluyor.

 

Büyükalan Akseki- Antalya  asfaltı üzerinde bir tepe üzerine kurulmuştur,Akseki’ye mesafesi 7 km dir.Büyükalan köyünde köye ekonomik bir etkinlik kazandıracak dogal bir kaynak yoktur.Tarım ürünleri ancak köylünün kendisine yetecek kadardır..

ÇİMİ

 

Köyün kuruluş tarihi ile ilgili kesin bir bilgi yoktur.Aksaray,Erzincan taraflarından Çime’li Türkmenlerinden bir kolun buralara gelip yerleştikleri sanılmaktadır.

 

Kanuni Sultan Süleyman zamanında Çimi  Padişahın haasları (şahsi toprakları)arasında idi.

Köyde Osmanlı devirlerine ait belge niteliginde  degerli fermanlar,kılıçlar,bakır kaplar,silahlar beratlar bulunmakta iken birçogu çıkan yangında kül olmuştur.

Köy, Akseki’nin dogusunda 6km uzaklıkta batı torosların kollarından olan bir dag yamacına kurulmuştur.Köy ilçenin merkez köyüdür dört mahalleden ibarettir, konut yapısı genellikle çevrenin özelliklerini aynen korur buradaki evler genellikle 2 katlıdır birinci katta hayvanlar barınır.Köy 1945 yılındaki yangında hemen hemen yanmıştır.,Halkı tarım ve hayvancılıkla geçinir.Son zamanlarda köyden dışarıya büyük göç vermiştir.

DUTLUCA (GELVES)

 

Çevrede ilk kurulan büyük köylerden biridir .Fakat kimin kurdugu,kimlerin oturdugu kesin olarak bilinmemektedir.Defter-i Hakani kayıtlarında adı Gelvestir.Cumhuriyetten sonra adı

 

Dutluca olarak degiştirilmiştir.Hacet kanı türbesi köylülerin ziyaret ettikleri mevlüt okutup dilekte bulundukları yerdir.Köy Akseki’nin dogusunda  2km mesafede ve karşılıklı iki dagın arasında kurulmuştur,köyün başlıca geliri tarım ve hayvancılıktır.

 

GÖDENE (MENTEŞBEY)

 

Eski kayıtlardan ;bir dini merkez oldugu anlaşılan Gödene ,tarihi Götenna civarında kurulmuştur.Civarında eski köprü ,eski su yolları,zeytin ezme makinesı kalıntıları ve kale tepesinde eski mezar taşlarına raslanmaktadır.Vakıf kayıtlarından Alüser diye okunabilen bir yerde en eski cami kaydına raslanmıştır.Bundan başka Hüseyin Bin Mustafa’nın yaptırdıgı camii ile Hacı Dursun’un yaptırdıgı camilerde vakıf kayıtlarında görülür.Araştırma ve söylentilere göre 600-700 yıl önce Menteşbey adındaki bir kişi tarafından kurulmuştur.

 

Köyün etrafında  Manavgat ırmagı,Minareli,Sarıhaliller,Sinanhoca köyleri,Ivgal suyu,Sırabbas deresi bulunmaktadır.

 

Köy halkının büyükbir kısmı geçimini sebzecilik ve hayvancılıktan saglar.Gödene; Akseki’nin batısında 18 km mesafede kurulmuş şirin bir köydür.

 

MİNARELİ (MİNARİYE)

 

Kuruluşu bilinmemekte olup Köyün kuruldugu yer tarihi Götenna şehri çivarıdır.Basbakanlık kayıtlarında Menariye,Alanya sipahilerinin bir tımarı olarak gözükür.Köy Torosların kolu olan tarsus dagı ile koru dagının arasındki vadide kurulmuştur. Dogusunda Sarıhaliller,Batısında ırmak vadisi,kuzeyinde Gödene,güneyinde Cendeve köyleri bulunmaktadır.Köyün başlıca geçim kaynagı tarım ve hayvancılıktır.Akseki’nin güney batısında 20 km uzaklıktadır.

 

SARIHALİLLER

 

Defter-i hakani’de ve sonraki vakıf kayıtlarında Sarıhaliller diye kayıtlıdır. Köyün yakınlarında eskiden yerleşip yurt kuran Doyular ile Sarıabbas köylerinin ev yıkıntıları mezarlıkları vardır.Köyde su yoktur Havuz-u Kebir denilen kuyularda toplanan yagmur sularıyla ihticlarını saglamaktadırlar.

 İlçe merkezinin 8 km batısında yer alan köyün başlıca geçim kaynagı tarım ve hayvancılıktır.

 

BELENALAN(BELENİLVAT)

 

Belenalan köyü.Akseki ilçesinin 6 km  güneyinde hafif bir tepenin üzerinde kurulmuştur.Halkının 250-350 yıl önce Antakyanın Belen bölgesinden geldigi söylentiler arasındadır.Bu yüzden önce Belen adı verilen köy,sonradan Belenilvat ve daha sonra belenalan ismini almıştır.

Belenalan çevresindeki eski kalıntılardan varılan sonuca göre buralarda Roma ve Selçuklu halkının’da  barındıgı sanılmaktadır.Belenalan, gurbete çıkarlar,tablaları Bosna-hersek’ten,Yemen’e kadar uzanır ve önemli kazançlar elde ederek köylerine geri dönerlerdi.

  

BUCAKKIŞLA-GÜNEYKIŞLA

 

Defter-i  Ha kani’de  Bucakkışla Minariye ‘ye (Minarali) baglı olarak görülür.Bucakkışla vaktiyle Pazar yeri denilen,Akseki pazarının kuruldugu yere çok yakındır.Köy dag yamacında,engebeli bir arazi üzerine kurulmuştur.Dogusu Akseki ve magrap dagı,batısı Emiraşıklar ve Sarıhaliller köyü,Kuzeyi,Güneykışla ile çevrilidir Aksekiye 5 km mesafededir.

 

ÇANAKPINAR (ALAVADA)

 

Köy,görünüş itibarı ile çok eski degildir.Bir aşiretin yerleşmesinden sonra geliştigi göze çarpar.Çanakpınar Akseki’nin dogusunda ve 6 km mesafede kurulmuştur.Köyün dört tarafı yüksek daglarla çevrilidir.Köyün ekonomik durumu tarım ve hayvancılık olup tarım ürünleri ancak köye yetecek kadardır ,köye ,ekonomik etkinlik kazandıracak dogal kaynak yoktur.

 

DİKMEN (DİDİRE)

 

Kuruluşu ve kurucuları kesin olarak bilinmemektedir tahminen 400-500 yıl önce kuruldugu sanılmaktadır.Zamanla köy Dedire Nam Kayrası olarak adlandırılmıştır,etrafının tamamen daglarla çevrili oluşu nedeniyle ‘Demirçat’ imside verilmiştir.

Bugün köyün adı, üzerinde kuruldugu dagın ismini alarak ‘Dikmen’olmuştur.Köy Akseki’nin kuzeyinde Dikmen dagı eteklerinde  engebeli bir araziye kurulmuş Akseki’ye 13 km dir.Köy halkı hayvancılık ve tarımla ugraşmaktadır.

 

EMİRAŞIKLAR

 

Bucakkışla köyünden sonra veya  Bucakkışla ile Minariye’den ayrılarak kurulan bir köydür.

Evvelce Minariye ve Bucakkışlada yerleşen dervişlerden,Genç Abdal,Musa Abdal gibi dervişler buraya gelmişlerdir,Köyde bu dervişlere ait türbelerde mevcuttur.Köyün başlıca geçim kaynagı tarım ve hayvancılık olup zaman zaman kilim dokumacılıgıda yapmışlardır.

 

Emiraşıklar Akseki’nin 6 km batısında kurulmuş bir köydür.

 

HÜSAMETTİN (YUKARI BUCAK)

 

Bir söylentiye göre Saruhanogullarından 4 kişi ayrılarak yukarı manisamın bir bölümüne yerleşmişlerdir.Zamanla nüfus çogalmış su ihtiyacını karşılayamaz olmuşlar bu sebeble bir kısmı Kerimoglu semtine bir kısmıda Asartepesinin güney eteklerine yerleşmişler.Asardibi rutubetli ve bunaltıcı oldugundan Hüsamettin diye bir kişi bu günkü yerinde olan tarlasına ev yapmış birde kuyu açmıştır.Burasının yerleşmeye elverişli gören yakınlarıda buraya yerleşmişlerdir.

 

Akseki’nin 5 km güneydogusunda asar dagının eteklerinde kurulan köyün dogusunda Çimi,Kuzeybatısında Dutluca,güneyinde Çanakpınar ile komşudur ,Hayvancılık ve tarım başlıca geçim kaynaklarıdır.

SARIHACILAR

 

Belenalan gibi tarihi köylerimizden biridir.Defter-i Hakani de bagımsız olarak kayıtlı degildir.600-700yıllık bir geçmişe sahiptir.Söylentilere göreTürkistandan gelen beş aşiretin bir kolu tarafından kurulmuştur.Aynı aşiretten gelen Sarıhaliller de aynı zamanda kurulan köydür.Ayrıca çevresindeki eski millet egemenliklerinin varlıgını gösteren tarihi kalıntılar vardır.Köyde su yoktur su ihtiyacını mevcudu 12 olan sarnıclardan temin etmektedirler Geçim kaynagı tarım ve hayvancılık olup, köyde göç nedeniyle yaşantı bitmek üzeredir Sarıhacılar Aksekinin güneyinde 8 km uzaklıktadır.

 

Bilgi http://www.akseki.gov.tr/ alınmıştır


Bu İçerik 6513 defa okunmuştur.

PAYLAŞ


 ARAMA



Detaylı Arama

DUYURUMUZ

EN SON EKLENENLER


IP : 34.232.62.209  Online:163 Toplam: 155468                                                                                                                                                                                                                                                      RSS  | Kullanım Koşulları

Copyright © Antalya Rehberi 2006 Tüm hakklari saklidir. Kopyalanamaz çoğaltilamaz